Hava Yol Döviz Borsa Nöb. Eczane
 
Türkiye'nin Global Adresleri

 
Türkiye'nin Global Adresleri

 
Türkiye'nin Global Adresleri

 
Türkiye'nin Global Adresleri

 
Türkiye'nin Global Adresleri

 
Türkiye'nin Global Adresleri

 

Site Üyeleri
 

Ziyaretçi Bilgileri
Bugün :  81
Toplam :  259853
Şu An Bağlı :  3
 

Sayılarla Sitemiz
Tanıtım Sayısı :  1
Firma Sayısı :  43
Toplam Sipariş Sayısı :  29
 
 
Türkiye'nin Global Adresleri

 
Türkiye'nin Global Adresleri

 
Türkiye'nin Global Adresleri

 
Türkiye'nin Global Adresleri

 
Türkiye'nin Global Adresleri

 
Türkiye'nin Global Adresleri

Kültür - Sanat
İlçeler:







Ankara Kültür Sanat : Tiyatro, Opera, Sinema, Sanat Evi, Sanat Galerisi, Konser Salonu, Gösteri Merkezi
 














Kültür ve Tabiat Varlıkları

1- Tarihi ve Kültürel Değerler
-Akköprü:
Varlık Mahallesi önünde ve Ankara Çayı üzerinde olup, Ankara'nın en eski köprüsüdür. 1222 yılında Selçuklu Hükümdarı 1. Alaattin Keykubat tarafından Ankara Valisi Kızılbey zamanında yaptırılmıştır. Bugün sağlam bir durumda bulunmakla beraber dar bir köprü oluşu ve bugünkü kullanılan geniş yolun dışında kalışı nedeniyle işlerliğini yitirmiştir. O zamanlarda Batı Anadolu'yu Ankara'ya bağlayan yolun üzerinde idi. Eskiden Ankara'dan askere ve hacca gidenler bu köprünün başında ayrılık ağıtları söylenerek uğurlanırdı.
Kesme bazalt taşından yapılmıştır. Yedi adet sivri kemerden meydana gelmiştir. Batı yönünde biri silik iki yazıt yer almaktadır.
- Ankara Kalesi:
Asırlardır kentin bekçiğini yapan Ankara Kalesi kentin sembolü olmuştur. Ankara Kalesi'nin tarihi, kentin tarihi kadar eskidir. Yapılış tarihi kesin olarak
bilinmemekle beraber ilk kez Romalılar tarafından yapıldığı fikri yaygındır. Selçuklular tarafından onartılıp genişletilmiştir. Kurulduğu tepe yanında
akan (Hatip Çayı) Bentderesinden 110 metre yüksektedir. Osmanlılar zamanında pek üzerinde durulmamış, ancak Mısır Valisi Mevkur Ali Paşa'nın oğlu İbrahim Paşa'nın aldığı Ankara Kalesi'ni tekrar onarttığı bilinmektedir.Kale, iç ve dış kale olmak üzere iki kısımdır, yirmiden fazla kulesi vardır. Dış kale eski Ankara Şehrini yürek biçiminde çevirir. Dört katlı olan kale kısmen Ankara taşından, kısmen de toplama (spoliyen) taşlarla yapılmıştır. İç kalenin iki büyük
kapısı olup, birisi dış kapı, diğeri hisar kapısı adını taşır. Bu kapı üzerinde İlhanlılara ait birde kitabe bulunur. İç kaledeki kulelerin yüksekliği
14 ile 16 metre arasında değişmektedir. Kuzeybatı kısmında Selçuklu Hükümdarının yaptırdığını gösteren bir yazı bulunmaktadır. Bugün kale içinde Osmanlı Ankara'sının XVII.yüzyıldan itibaren ayakta kalmış birçok Ankara evi bulunmaktadır.
-Anıtkabir:
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu,inkilaplarının yaratıcısı , kahraman asker,büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ün ebedi istirahatgahının bulunduğu Anıtkabir, Rasattepe'de inşa edilmiştir. Mimarları Prof. Emin Onat ve Doç. Orhan Arda'dır. 1944 yılında yapımına başlanan anıt, 1953'te tamamlanmıştır. Aynı yıl Ata, Etnografya Müzesindeki geçici kabrinden büyük bir törenle buraya nakledilmiştir.
Anıtkabir Kompleksi İçindeki Üniteler
İstiklal Kulesi: Aslanlı yolun başında sağda yer alan kulenin içindeki kabartma kompozisyonunda, bir kayanın üzerinde ayakta duran ve elinde kılıç tutan bir
genç ile eski Türklerde güç ve kuvveti temsil eden Selçuklu Devleti'nin kartal figürü işlenmiştir. Genç, Türk Ulusu'nun koruyucusu olan ordumuzu; kartal ise
ulusumuzun güç ve kudetini temsil etmektedir.
Hürriyet Kulesi: Aslanlı yolun sonunda yer alan bu kulede, kabartma bir kompozisyon bulunmaktadır. Kabartmada at hürriyeti simgelemekte; genç kız şeklindeki uzun kanatlı melek ise elide hürriyet beyannamesini tutmaktadır. Hürriyet Kulesinin önünde, Aslanlı Yolun başında erkek heykeller grubu bulunmaktadır. Üç erkek heykelinden oluşan bu grupta; elinde kitap tutan, Türk gençliğini; miğferli olan Türk askerini; diğeri ise Türk köylüsünü simgelemektedir. Grubun karşısında üçlü kadın heykeller grubu yer alır. Giysileri birbirine benzeyen bu üç kadından kenardakiler, buğday başaklarında oluşan bir çelenk tutmaktadır. En soldaki kadın elinde tuttuğu göklere açık kapla Büyük Atatürk'e tanrıdan rahmet dilemekte, ortadaki kadın bir eliyle yüzünü kapatmış ağlamaktadır. Böylece  bu üçlü grup Türk kadınlarının büyük kurtarıcısının ölümü karşısında duydukları acıyı dile getirmektedir. Aslanlı Yol: Ziyaretçiyi mozoleye ulaştıran uzun aslanlı yolun ikiyanında 24 aslan heykeli sıralanmıştır. Anadolu'da büyük devlet kurmuş olan Hititlerde kuvvet ve kudreti simgeleyen koruyucu aslanlar, yine Hititlerin sanat uslübune uygun olarak çift yapılmışlardır.
Müdafa-i Hukuk Kulesi: Bu kule aslanlı yolun büyük toplantı meydana ulaştığı yerin sonunda bulunmaktadır. Ulusumuzun işgalcilere karşı korunmasını simgeleyen bu kulenin duvarlarından birinin dış yüzeyinde kılıcını yere dayamış ve bir elini ileriye doğru uzatmış genç bir erkek figürü işlenmiştir. Genç bu haliyle düşmana "dur" demektedir.
Mehmetçik Kulesi. Müdafa-i HUKUK kulesinin karşısında yükselen kalenin dış yüzündekİ, iki kompozisyonda, Mehmetçiğin evinden ayrılarak cepheye gidişi tasvir edilmektedir. Kulenin içinde ise Atatürk'ün Mehmetçik ve Türk kadınları konusunda söylediği özlü sözler yer almaktadır.
Zafer Kulesi: Kulenin iç duvarlarında tarih boyunca kazandığımız bazızaferlerin tarihleri ile Atatürk'ün bu konudaki özlü sözleri yazılıdır. Zafer Kulesinin
içinde 19.11.1938'de Atatürk'ün tabutunu Dolmabahçe'den alarak Sarayburnu'ndaki donanmaya teslim eden top arabası sergilenmektedir.
Zafer Kulesinden sonra uzanan galerinin ortasında Türkiye'nin ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün lahiti bulunmaktadır.
Bariş Kulesi: Galerinin sonunda yer alan kalenin iç kısmında çiftlik yapan köylüler ve kılıcını uzatarak monları koruyan ve Türk Ordusunu simgeleyen bir
askerfigürü bulunmaktadır. Kulenin duvarlarında Atatürk'ün barışla ilgili özlü sözleri yazılıdır.
23 Nisan Kulesi: Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 23 Nisan 1920'de açılması ve bu tarihin bayram olarak kabul edilmesi gibi Türk tarihinin önemli olaylarını
simgeleyen bu kulenin iç kısmında yine bir kabartma kompozisyon yer almaktadır. Kompozisyonda ayakta duran kadının tuttuğu kadının üzerinde 23 Nisan 1920 yazılıdır. Kadının diğer elinde Millet Meclisimizin açılışını simgeleyen bir anahtar bulunmaktadır. Misak-ı Milli Kulesi: Bu kule, Kurtuluş Savaşı sırasında Türk Ulusunca bu amaca ulaşmak için içilen andı ve birleşmeyi simgelemektedir. Kulenin içinde bu konuyu ifade eden kabartma bir kılıcın kabzası üzerinde birleşmiş birkaç el işlenmiştir.
Müze: Misak-ı Milli Kulesi'nden Atatürk Müzesine geçilmektedir. Burada Atatürk'ün giydiği elbiseler, kullandığı çeşitli eşyalar, kendisine verilen armağanlar ve fotoğralar sergilenmektedir.
İnkilap Kulesi:
Kuledeki kabartma kompozisyonda inkilapları simgeleyen iki meşale görülmektedir. Zayıf, güçsüz bir elin tuttuğu meşale sönmek üzere olup, çökmekte olan Osmanlı İmparatorluğunu simgelemektedir. Güçlü bir elin göklere doğru kaldırdığı çevresine ışıklar saçan diğer meşale ise Atatürk'ün Türk Ulusunu çağdaş uygarlık seviyesine ulaştırmak için yaptığı inkilapları simgelemektedir. Zafer Kabartmaları: Mozoleye çıkan merdivenlerin iki yanında iki büyük kabartma kompozisyonu yer almaktadır. Bu kabartmaların konuları Türk tarihinin Atatürk ile ilgili bölümünden seçilmiştir.
Bunlardan sağdakinin konusu Sakarya Meydan Savaşıdır. Kabartmaların tamamı işgalci düşmanlar karşısında kadın, erkek, yaşlı, genç tüm Türk Ulusunun dayanma gücünü dile getirmektedir. Merdivenlerin solunda ise Başkumandanlık Meydan Savaşı canlandırılmıştır.
Mozole-Şeref Holü: Mozole uzunca dikdörtgen bir plan üzerinde kurulmuş ve dört taraftan kolonatlarla çevrelenmiştir. Mozole cephesinde solda Atatürk'ün Türk Gençliğine Hitabı, sağda ise Cumhuriyetin Onuncu Yıl Nutku yazılıdır. Anıtkabirin ve mozolenin bir bütün olarak en önemli bölümü Şeref Holüdür. Atatürk'ün mezarı Şeref Holünün altındadır. Şeref Holünün zemini ve duvarları renkli mermerlerle kaplanmıştır. Düz tavan XV. ve XVI. yüzyılın Türk halı ve kilim  motiflerinden oluşan mozaiklerle süslüdür. Holün solundaki geniş pencerenin önünde Ata'nın lahiti bulunmaktadır. Tek parça renkli mermerden yapılan lahitin  üzerinde hiçbir süs yoktur.
-Agustus Tapınağı:
ulus'ta Hacı Bayram Camii bitişiğidir. M.Ö.II.yüzyılda Frigya Tanrıçası Men adına yapılmış olan tapınak zamanla yıkılmıştır.Bugün kalıntıları bulunan tapınak
ise son Galat Hükümdarı Amintosun oğlu Kral Pylamenes tarafından Roma İmparatoru Agustus adına bir bağlılık nişanesi olmak üzere yaptırılmıştır. Bizanslılar  zamanında çeşitli eklemeler yapılıp, pencereler açılarak kilise haline getirilmiştir. Etrafı sütunlarla kuşatılıp dört duvar halindedir. Etrafını çevreleyen
uzunluğunu onbeşer, enine altmışar adet kırkiki, tapınağın kapısı önünde dört, arkada iki adet sütunun yerleri bulunmaktadır. Yalnız iki yan duvarı ile
kenarları işlemeli olan kapı kısmı eski hali ile ayakta durmaktadır. Bu kısım 12.5x29 metre ebadındadır. Kapının yüksekliği 8.40 metre, genişliği 3.34 m.dir.
Planı Manisadaki Artemis Tapınağına benzemektedir. Büyük kapıdan Sella denilen tanrı evine ve Pranoos denilen üstü kapalı bir geçide girilir. Aslı
Roma Tapınağında bulunan ve Agustusun başardığı işleri gösteren Latince ve Yunanca dilleri ile yazılmış vasiyetnamesi bir yazıt ile bu tapınağın türbeye
bitişik duvarınada konulmuştur.M.Ö.43-M.S.14 yılları arasında geçen askeri ve siyasi olayları,imparatorluğun giderleri, inşaat faaliyetleri, şenlikleri
vasiyetnamenin metninde belirtilmiştir.
Güvenlik Anıtı:
Kızılayda Güvenpark içerisindedir. 1935 yılında Ankara taşında yapılmıştır.Türk Ulusunun polis ve jandarmaya bir armağanı olduğundan dolayı emniyet anıtıda
denilmektedir. Anıtın Kızılaya bakan yönünde; güveni temsil eden bir sopayı elinden düşüren yaşlı bir erkek ile korunmayı temsil eden bir sopayı eline alan
kuvvetli genç erkek heykelleri yer almıştır.Bu heykellerin altıda Atatürk'ün söylediği "Türk, Öğün, Çalış, Güven" sözleri tunç harflerle yazılıdır. Bu
yazının sağında Türk Polisinin, solunda Türk Jandarmasının halka olan yardımlarını sembolize eden çeşitli kabartmalar bulunmaktadır. Anıtın bakanlıklara bakan yönünde ise; Atatürk'ün Kurtuluş Savaşında ve inkılap hareketlerinde beraber bulunduğu arkadaşları belirtmektedir. Heykellerin altında anıtın yapılış tarihi olan 1935 yılı romen rakamlarıyla yazılır. Sağ tarafta yaratıcı insan zekasını, sol tarafta ise çiftçinin tarım çalışmalarını belirten kabartmalar yer almıştır.
-Kalecik Kalesi:
Vilayet içindeki diğer Bizans kalelerinden hiçbiri gerek boyutları gerekse bugüne kadar ayakta kalan kısımlarının mükemmelliği açısından Ankara Kalesiyle boy
ölçüşemez. Fakat bunların içinde Kalecik en dikkate değer olanıdır. (Çankırı'ya giden yol üzerinde Ankara'dan 70 km.) kale modern kasabaya hakim olan ,
aşağı yukarı simetrik koni biçimli bir tepenin üzerine kurulmuştur. Güneybatısındaki dağlara bir sırtla bağlanır ve Kızılırmak'a doğru uzanan ovada tek başına yükselir. Kızılırmak vadisinin bir kısmınıda denetimi altında bulundurmakla kale, Ankara'nın doğusunda geçen yolu da himaye etmiştir. Tavium'a giden Roma yollarından bir tanesi bu kuzey yolu izlemiş ve Kalecek'in üç kilometre doğusundaki eski bir köprü herhalde daha sonraki devirde bu Roma yolunu izleyen Bizans yoluna geçişi sağlamıştır.  Kalede iki yapı safhası görülür; ilk safha kalenin esas girişinin batısında bulunan dışarı çıkış, burçta çok belirgindir ve şimdi burada oldukça aşınmış  volkanik taşlardan düzgünce örülmüş bir duvar gözükür. Daha sonraki yapı safhası ise araları tahta batıllar ile desteklenmiş küçük taşlardan yapılmış geniş güzel bir yapı ile temsil edilir.Her iki yapıda Bizans Devrine tarihlenir. Kapı girişi Osmanlı Devrinde genişletilmiş ve yeniden yapılmıştır.
-julianus Sütunu:
Defterdarlık ve Valilik binası arasındaki havuzun kenarında bulunmaktadır. Hiçbir yazıt yoktur. Başlığı Bizans tarzındadır. Gövdesinde bir çok halka olup,
yüksekliği onbeş metre kadardır. Julianus Sütunu diye adlandırılmış olan bu eserin tepesinde ne olduğunu gösteren hiçbir belge yoktur. Sütunu İmparator
Julianus'un (M.S.361-363) Ankara'dan geçtiğinde şerefine dikildiği söylenir. Bizans Devrinde IV. yüzyılda yapıldığı sanılan esere halk arasında Belkıs
Minareside denilmektedir.
-Mimar Sinan Anıtı:
Dil ve Tarih- Coğrafya Fakültesinin önündedir. 1956 yılında Türkiye Emlak Kredi Bankası tarafından heykeltraş Hüseyin Anka'ya yaptırılmıştır. Atatürk'ün
Türk Tarih Araştırma Kurumuna söylediği sözlerini kendi el yazısı ile "T.T.A.K. Sinan'ın Heykelini yapınız K.Atatürk: VIII.1935 saat 22.50 " yazdığı
vasiyetini bu banka yerine getirmiştir.
Heykelin ağırlığı 7 ton ve tabanı ile yüksekliği 4.30 metredir. Mermer tabanın ön yüzünde "Mimar Koca Sinan 1490-1588 Türkiye Emlak Kredi Bankasının
ilim ve sanat camiasına armağanıdır" oyma yazısı vardır.Tabanı üzerinde de en büyük mimarımız Mimar Sinan'ın (1409-1588) ayakta duran mermer heykeli
bulunmaktadır.
-Mithat Paşa Anıtı:
Ulus!ta T.C. Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü binasının yanındadır. 1966 yılında T.C. Ziraat Bankası tarafından İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi öğretim
üyelerinden Heykeltraş Hüseyin Anka'ya yaptırılmıştır. Sadrazam Mithat Paşanın Tuna Valisi iken çiftçilerin kredi ihtiyaçlarını karşılama amacı ile 1863
yılında kurduğu bu bankanın 103.cü kuruluş yıldönümünde, yani 21.11.1966 tarihinde yapılan bir törenle açılmıştır. Bir koltukta oturmakta olan bu zamanki
giysisi ile Mithat Paşaya ait heykel büyük boydadır. Solda üç başak ve çark, sağda ise terazi, tabanda "Mithat Paşa 1822-1884" yer almıştır.
-Roma Hamamı:
Ulus Meydanında Yıldırım Beyazıd Meydanına uzanan Çankırı caddesi üzerinde, caddeden 2.5 metreye kadar yükseklikte bir platform üzerinde bulunmaktadır.
Hamamın bulunduğu yüksek platformun büyük olduğu bilinmektedir. Burada 1937 yılında kazılar yapılmış olup höyüğün Roma ve Frig Devri katları ortaya
çıkartılmıştır. Bu kazılar sonucunda bulunan hamam binası 1940-1943 yıllarında yapılan kazılarla da bütünüyle ortayaçıkartılmıştır. Bugünkü Roma Hamamı
olarak adlandırılan bu platformun bir höyük olduğu, en üstte Roma Çağı (kısmen Bizans ve Selçuklu kalıntıları), onun altında Frig Devri yerleşmesinin
kalıntıları tespit edilmiş bulunmaktadır. 1937-1944 yıllarında yapılan kazılarda ortaya çıkarılan bu muhteşem anıt,biri palaestra, öteki kapalı hamam
kısımları olmak üzere iki bölümden ibarettir. Burada yapılan kazılarda bulunmuş sikkelere dayanılarak hamam; kazı başkanı tarafından Caracalla
(M.S. 212-217) devrine tarihlenmiştir. Kazı sırasında bulunan diğer sikkelerden anlaşıldığına göre,hamam aşağı yukarı beşyüzyıllık bir süre içinde
devamlı kullanılmış ve zaman zaman onarılmıştır.
Caracalla Hamamının Çankırı Caddesindekigirişi, sütunlu bir revak kalıntısının çevrelendiği geniş bir alana, Palaestraya yani bir güreş sahasına açılır.
Bu revaklı avlunun bir kenarında 32 sütun olmak üzere bütün yüzünde 128 mermer sütun bulunmaktadır. Bugün burada Roma Devrinin Ankara'sından toplanan yazıtların oluşturduğu zengin bir koleksiyon sergilenmektedir. Hamam binaları palaestra kısmının hemen arkasında yer alırlar. Bu yapılar ender rastlanan bir büyüklükte olup, her zaman olduğu gibi Apoditerium (soyunma kısmı), Frigidarium (soğukluk kısmı), Tepidarium (ılık kısım) ve Caldarium (sıcak kısım) bölümlerinden oluşurlar. Tepedarium ve Caldarium bölümlerinin daha geniş olmasının nedeni kuşkusuz Ankara'nın soğuk kış mevsimi gözönüne alındığında kolaylıkla anlaşılır.Bunlar etrafında (külhan) ocaktan gelen sıcak havanın rahatça dolaştığı tuğla sütunlardan oluşan bir yeraltı ısıtma tesisatı ile
desteklenir ve yukarıdaki odalarda böylelikle ısıtılırdı. Bu yeraltı ısıtma tesisi, ocakçıların ateşi körüklemek için geçtikleri bir takım tünel ve
geçitler ile birbirine bağlı idiler.
-Ulus Cumhuriyet Anıtı: Ulus Meydanındadır. Anıt, Kurtuluş Savaşı kahramanlarına Türk ulusunun bir armağanı olarak 1927 yılında dikilmiştir. Yan yüzünde stilize edilmiş iki kurt başı vardır. Ön yüzünde bir eliyle arkadaşlarını savaşa çağıran, diğer ufukları gözetleyen iki Türk Askeri canlandırılmıştır.
Gövdenin sağ yüzünde, kabartma Atatürk arkadaşlarının Başkumandanlık Meydan Savaşı'nda, sol yüzünde şanlı bir Türk bayrağını selamlayan istila ordusu tasvir edilmiştir. Gövdenin üst kısmında "ilk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri Dumlupınar 1922" yazılıdır. Arkada, devrilmiş bir çınar ağacı Osmanlı
İmparatorluğunu ve onun gövdesinden fışkıran genç bir fidan yeni Türkiye Cumhuriyetini temsil eder. Arka yüzünde mermi taşıyan kadın figürü, Türk anasının Kurtuluş Savaşındaki kahramanlığının bir hatırasıdır. En üstte Atatürk Başkumandanlık kıyafeti ile at üzerindedir.
-Zafer Anıtı:
Yenişehir'de Atatürk Bulvarı üzerinde, Ordu Evi önündedir. Atatürk'ün ayakta ve kılıcına dayanmış halde üniformalı , tunçtan yapılmış bir heykelidir.
Tabanında kabartma halinde zafer çelenkleri yer almıştır. Herhangi bir yazı yoktur. İtalyan heykeltıraş Pietro Connonica tarafından 1927 yılında
yapılmıştır. Milli bayram ve kurtuluş yıldönümlerinde çelenklerle süslenen bir anıttır.
-Zübeyde Hanım Büstü:
İsmet Paşa Kız Enstitüsü binasının önündedir. Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım'ın büstü Türk Kadınlar Birliği Merkezi tarafından Türk analarının en büyüğüne armağan olarak 31 Mart 1964 tarihinde dikilmiştir.
Büst mermer bir tabanın önündedir. Sol tarafta "Erkeklerimizin teşkil ettiği ordunun hayat membalarını kadınlarımız işlemiştir-Kemal ATATÜRK." ve sağ
tarafta ise "Kadınlarımız eğer milletin hakiki anası olmak istiyorlarsa erkeklerimizden ziyade münevver ve faziletkar olmaya çalışmalıdırlar. Kemal Atatürk" sözleri yer almıştır.



Kaynak: Ankara Rehberi T.C. Ankara Valiliği İl Turizm Müdürlüğü


 


 

 

 

 

 
 
Arama Motoru
Aranacak Konum :
Ürün / Hizmet İlan Firma / Kurum Site İçi
Firma / Kurum / İlan No :
Aranacak Metin :
Kategori Seçiniz :
İlçe Seçiniz :
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
ETİKETLERİMİZ
 
 
SEKTÖRE DAİR NOTLAR
Sektöre Dair Notlar Hazırlanmaktadır.
 
 
 
TÜRKİYE'NİN GLOBAL ADRESLERİ BAĞLANTILAR
Türkiye'nin Global Adresleri
 
 


E-TURKIYE.INFO
"TÜRKİYE'NİN GLOBAL ADRESLERİ"
İHTİYAÇTAN ADRESE EN KISA YOL "SİZİ DÜNYAYA TAŞIR", "DÜNYAYI SİZE TAŞIR"

globaladresler.com © 2008 Bütün Hakkı Saklıdır. Reklam ve Tanıtım İçeriğinden Global Adresler Ltd Şti Sorumlu Değildir.Site Ziyaretçileri Site Kullanım Koşullarını Kabul Etmiş Sayılır